Huawei Digital Power, yenilenebilir enerji kaynaklarının birincil enerji arzı haline gelmesini desteklemek amacıyla akıllı güneş enerjisi (PV) ve enerji depolama sistemleri (ESS) sektörüne yönelik 2026 yılı öngörülerini paylaştı. Şirket, sektörün tekil inovasyonlardan entegre ve sistematik ilerlemelere geçtiğini belirtti.
Huawei Digital Power Smart PV ve ESS Ürün Grubu Başkan Yardımcısı Eric Zhong tarafından açıklanan rapor, teknolojik dönüşüm ve şebeke uyumluluğunun yol haritasını çiziyor. Belirlenen 10 temel trend, enerji sistemlerinde sinerji, şebeke istikrarı, yapay zeka ve cihaz teknolojilerindeki dönüşüm ile sektörel güvenlik ve otomasyon standartlarına odaklanıyor.
Enerji Sistemlerinde Sinerji ve Şebeke İstikrarı Vurgusu
Rapora göre, güneş, rüzgar ve enerji depolama sistemlerinin (ESS) birlikte çalışması, yenilenebilir enerjinin öngörülebilir ve istikrarlı bir kaynak haline gelmesini sağlayacak. Gelecekteki tesislerin yüzde 100 yenilenebilir enerji ile bağımsız çalışabilme ve yüksek güvenlik standartlarını karşılama kapasitesine sahip olması bekleniyor.
Şebeke oluşturan ESS teknolojileri, enerji arzındaki dalgalanmaları dengeleyerek frekans düzenleme ve pik tıraşlama gibi hizmetlerde aktif rol oynayacak. Bu sistemlerin, elektrik şebekesinin pasif bir takipçisi olmaktan çıkarak, şebeke mimarisinin aktif birer bileşeni haline geleceği öngörülüyor.
“Yapay zeka destekli akıllı sevkiyat teknolojileri; üretim, şebeke, yük ve depolama birimleri arasında derinlemesine bir koordinasyon sağlayarak bölgesel enerji özerkliğini mümkün kılacak.”
Yapay Zeka ve Cihaz Teknolojilerinde Dönüşüm Beklentisi
Konut tipi sistemlerde yapay zekanın sadece bir destek aracı olmaktan çıkıp sistemin yerleşik bir parçası haline geleceği belirtiliyor. Tasarım ve işletme süreçlerine tam entegre edilen yapay zeka sayesinde, enerji tüketiminde maksimum öz yeterlilik hedefleniyor. Ayrıca, önümüzdeki yıllarda PV invertörlerin ve güç dönüşüm sistemlerinin enerji yoğunluğunda yüzde 40’tan fazla artış öngörülüyor.
Teknik raporda, batarya yönetiminin sistem seviyesinde ele alınmasının önemi vurgulanıyor. Dijital teknolojilerin hücreden sisteme kadar tüm süreçlerde kullanılması, deşarj kapasitesini artırırken işletme ve bakım süreçlerini basitleştirecek.
Sektörel Güvenlik ve Otomasyon Standartları
Enerji depolama sektöründe güvenlik yaklaşımının, numune bazlı kontrollerden yaşam döngüsü boyunca kapsamlı değerlendirmelere evrildiği ifade edildi. Ölçülebilir güvenlik göstergelerinin tanımlanmasıyla endüstrideki kronik sorunların çözülmesi hedefleniyor.
Yenilenebilir enerji tesislerinin yönetiminde ise yapay zeka ajanlarının kullanımının yaygınlaşacağı belirtildi. Bulut ve cihaz arasındaki sinerjinin, enerji santrallerinde tam otomasyonun kapılarını aralayarak operasyonel verimliliği en üst seviyeye taşıyacağı öngörülüyor.
- PV, rüzgar ve ESS arasında tam entegrasyon sağlanması.
- Şebeke oluşturan teknolojilerin yaygınlaşması.
- Yapay zekanın konut tipi sistemlerde yerleşik hale gelmesi.
- Enerji yoğunluğunda yüzde 40 oranında artış beklentisi.
- Güvenlik standartlarının sistem düzeyinde ölçülebilir kılınması.




