İran resmi yayın organları tarafından servis edilen ve sivil kadınların taarruz tüfekleriyle askeri eğitime tabi tutulduğunu gösteren video kayıtları, uluslararası kamuoyunda ve dijital platformlarda geniş çaplı bir propaganda tartışmasını beraberinde getirdi. Olası dış tehditlere hazırlık olarak sunulan görüntüler farklı tepkiler topladı.
Devlet televizyonunun yanı sıra IRNA ve ISNA gibi resmi ajansların paylaştığı kayıtlarda, sivil katılımcıların oda temizliği tatbikatları yaptığı ve kendilerine taarruz tüfeklerinin dağıtıldığı anlar yer aldı. Besic teşkilatı bünyesinde sürdürülen ve “Kadınların Cihadı” başlığıyla anılan bu sürecin, ABD kaynaklı muhtemel risklere karşı sivil halkı hazırlama amacı taşıdığı aktarılıyor.
Ağır makineli tüfeklerle donatılmış zırhlı araç konvoylarında Kalaşnikof taşıyan kadınların rejim yanlısı sloganlar attığı sahneler, sosyal ağlarda içerik tartışmalarını tetikledi. Kimi çevreler kayıtların yapay zeka ile üretildiğini veya salt propaganda amaçlı kurgulardan ibaret olduğunu öne sürerken, Tahran yönetimi paylaşılan materyallere ilişkin kapsamlı bir ayrıntı vermedi.
İran’da 1979 devriminden ve 1980’lerdeki İran-Irak Savaşı döneminden bu yana kadınlar çoğunlukla cephe gerisindeki destek rolleriyle resmi anlatıda konumlandırılıyordu. Kadınların doğrudan silahlı sokak gösterilerinde öne çıkarılmasının ise geçmiş dönem pratiklerine kıyasla farklılık taşıdığı ve ABD ile İsrail eksenindeki mevcut çatışma atmosferinde iç kamuoyu desteğini artırma amacı güttüğü değerlendiriliyor.

