Arap Yarımadası’nda 2018 yılında art arda yaşanan Mekunu ve Luban kasırgalarının çöl zemininde bıraktığı yoğun yağışlar, çekirge popülasyonunu 8 bin katına çıkararak Orta Doğu’dan Doğu Afrika’ya uzanan ve son 70 yılın en yıkıcı istilasına dönüşen küresel bir krizi tetikledi.
Umman ile Yemen’e Mayıs 2018’de ulaşan Mekunu ve aynı yılın Ekim ayında etkili olan Luban kasırgaları, bu coğrafyaya 100 ila 300 mm arasında yağış bıraktı. Bölgesel standartların yaklaşık beş katı seviyesindeki yağışlar Rubülhali Çölü’nde geçici göletlerin oluşmasına yol açarken, nemlenen zemin çekirgelerin kütlesel şekilde üremesine zemin hazırladı.
Çoğalma Hızı ve Coğrafi Yayılma
İki haftalık kuluçka, altı haftalık larva ve üç haftalık olgunlaşma döngüsüne sahip çöl çekirgeleri, uygun iklim şartları altında fark edilmeden üç kuşak boyunca çoğaldı. Tek nesilde 20 kat genişleyen popülasyon, birbirini izleyen üç neslin ardından başlangıç seviyesinin yaklaşık 8 bin katına çıktı. İlk yağışların ardından kuruyan toprağın ikinci kasırgayla yeniden nemlenmesi süreci hızlandırırken, Ocak 2019 itibarıyla sürüler Suudi Arabistan ve Yemen yönüne hareketlendi.
Günlük Tüketim ve Mücadeledeki Engeller
Bireysel ağırlığı ortalama 2 gram olan bir çöl çekirgesi günde kendi ağırlığı kadar bitki tüketiyor. Kilometrekare başına 40 ila 80 milyon böcekten oluşan devasa sürüler, günde 150 kilometre yol katetme yeteneğine sahip. Bu yoğunluktaki bir kilometrekarelik sürü, günde 160 ton yeşil bitkiyi tüketerek yaklaşık 35 bin kişinin günlük gıda ihtiyacına denk gelen mahsulü yok ediyor.
2019 ilkbaharında İran, Pakistan ve Hindistan’a kadar ulaşan sürüler, Aden Körfezi’ni geçerek Somali ile Etiyopya’ya yayıldı. Aralık 2019’daki Pawan Kasırgası Doğu Afrika’daki krizi derinleştirirken, 2020 başında Kenya son 70 yılın en ağır çekirge istilasıyla yüzleşti.
Müdahale sürecinin yetersiz kalmasında ve denetim eksikliğinde şu unsurlar belirleyici oldu:
Yemen ve Somali’de süren çatışmalar sebebiyle üreme sahalarının takip edilememesi,
Doğu Afrika Çöl Çekirgesiyle Mücadele Örgütü bünyesindeki kaynak kısıtları,
COVID-19 salgınına bağlı olarak uzman personel hareketliliğinde ve pestisit tedarikinde yaşanan gecikmeler.
Hint Okyanusu’nun kuzeybatısında 2018’de 2, 2019’da ise 8 kasırga kaydedilerek 1976’dan bu yana en yüksek seviye görüldü. Okyanus yüzey suyu sıcaklıklarındaki yükselişin, bu tür doğa olaylarının gelecekte tekrarlanma olasılığını artırdığı bildirildi.

